SAKARYA DESTANI ( 6 NCİ GÜN 28 AĞUSTOS 1921)

28 Ağustos’ta genel saldırıyı sürdüren Yunan birlikleri, ÇAL DAĞI doğrultusunda ilerlediyse de 61 nci ve 5 nci kafkas Tümenleri tarafından püskürtüldü.

Tüm cephelerde Yunan taarruzları devam etti. Haymana bölgesinde 2 nci Yunan Kolordusu kuşatmaya çalıştıkça Türk kuvvetleri karşısına dikiliyordu. Polatlı bölgesinde ise Yunan 7 nci Tümeni BEŞ TEPELER ve VELİDEDE TEPE’ ye taarruz etti bir kısmını ele geçirdi. Ancak taarruzları durduruldu. Gerek Haymana’da gerekse Polatlı’da birçok şehit verdik. Cephenin sol tarafında 42 nci Alay, cephenin sağ tarafında ise 48 nci Alay bu gün Alay komutansız kalacaktı. Şehit Alay Komutanlarımızı rahmet ve minnetle anıyoruz.

YUNAN ORDUSU İKMALDE SIKINTILAR YAŞIYOR. POLATLI İNLERDE 20000 YUNAN YARALISI.

Bu günde Polatlı hemen batısındaki demiryolu bölgesindeki Albay Platis’in, 7 nci tümeni yine sabahın ilk saatlerinde taarruza başlamış, 17 nci Türk tümenine yüklenerek Beştepeler’i, Velidede Tepeleri’nin bir kısmını öğleden sonra sıklet merkezini kuzeye kaydırıp l nci Türk tümenine çullanarak Ezineli Çiftliği bölgesini ele geçirmişti. Mürettep Kolordu, cephedeki iki tümenden başka, kuzeydeki l nci süvari tümeninin bir kısmını ve cephe komutanlığınca emrine verilen 49 ncu piyade alayını da kullanmasına rağmen düşmanı durdurmağa bir türlü muvaffak olamıyor, cephe her gün biraz daha doğuya doğru geriliyor ve güneydeki (Haymana bölgesi) asıl kuvvetlerin gerisini tehdit eden bir tehlike halini alıyordu. Eğer Polatlı bölgesindeki düşman kuvvetleri ilerlemiş olsalardı, Toydemir- Çaldağı bölgesindeki kuvvetlerimiz çevrilip kötü sonuçlara neden olabilirdi.

Tehdit altındaki birliklerdeki zor durumu gidermek için birlikler kaydırılıyordu. Kaydırılan birliklerin yerlerini dolduracak birlik olmadığından boşluklar oluşuyor ve bu boşluklar başka bir tehlike yaratıyordu.

Akşama doğru 2 nci Yunan tümeninin bu, Gruplar arasında meydana gelen bir boşluğa, yönelttiği taarruz büyük bir tehlike yarattı. Bunun üzerine, Cephe Komutanı İsmet Paşa’nın saat 19.30’da gönderdiği emir, sert bir uyarı havasındaydı:

Saatin 22.30’a komşu 3 ncü Grubun gerilemesi üzerine, ona uyarak cephesini biraz geriye almayı öneren 2 nci Grup Komutanı Albay Selahattin Adil’e, Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa’nın verdiği cevap şöyleydi: «3 ncü. Grup cephesindeki durum, 2 nci Grubun da mevzilerini değiştirmesini gerektirecek önemde değildir. Baş Komutanlığın son emri ile de açıklandığı gibi, cephe son ere kadar adım adım savunulacaktır. Savunmaya sukûnet ve metanetle devamı olunmalıdır’’ 42 nci Alay Komutanlığı bir yedek teğmenin elindedir.» diye başlıyor ve üç kelimeye sıkıştırılmış kısa, sessiz, fakat o oranda da insanın içini titreten acı bir şikâyetle sona eriyordu : <4 ncü Tümen cephanesizdir.»

Türk süvarilerinin 10 kamyonluk bir ikmal konvoyunu yakalamaları; Yunan cephane programının alt üst etmiştir. II. Yunan Kolordusu Komutanı Andrea’nın güncesi: ‘’Benzinsizlikten ambulansları öküzler çekiyor’’

. Yunan kayıplarıda artmıştır. Harpten sonra yayınlanan Yunan belgelerine göre, İnlerkatrancı’daki Yunan hastanesinde yaralı sayısı bugün akşam daha da kabarmış ve 20.000’i bulmuştu.

Bugünkü Yunan resmi bildirisi şöyleydi: «Sangarios (Sakarya) Savaşı şiddetle devam ediyor. Sangarios’u ve Gordium (Yassıhöyük) güneyini aşmış olan kuvvetlerimiz, Polatlı yönünde toprak kazanmışlardır. Yıldızdağ’dan Sabanca’ya dek tahkim edilmiş hatta karşı savaş devam ediyor. Merkezde şiddetli vuruşmalardan sonra düşmanı güçlü mevzilerinden* başarıyla sökmüş olan kuvvetlerimiz, kuzeye doğru 10 kilometre ilerlemişlerdir. Ordumuz, sağ kanatta şiddetli çarpışmalarla ilerleyip Kaleköy yakınındaki tahkim edilmiş tepeleri ele geçirmiştir.»

Fakat Yunanlılar ikmal yönünde sıkıntılar çekmeye başlamıştı. 28 Ağustos 1921 tarihli Le Temps, Yunan ordusunun Türk kuvvetlerinin bütünüyle Sakarya üzerine harbe tutuştuğuna işaret ederek, birkaç günden beri Kral Konstantin’in Genelkurmayınca resmi tebliğlerin son derece ihtiyatlı olarak yayınladığına dikkat çekiyor, bu arada Çerkezköy ile Çorlu arasında toplanmış olan Yunan kuvvetlerinin Anadolu’ya kaydırılacağı haberini veriyordu.

Yunan Ordusunun vatanımızda adım adım ilerlerken bu millet ise elinde avucunda ne varsa ortaya koyarak sabırla ve inançla vatanın savunmaya çalışıyordu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir